Bir Markalaşma Hikayesi: Bursa Siyah İnciri

İlkbahar ekinoksuna girdiğimiz bugünlerde yazın gelmesini dört gözle beklerken bir meyvenin marka olma hikayesini paylaşmak istiyorum sizinle… Haydi, gelin Bursa siyah incirinin markalaşma hikayesini beraber inceleyelim.

Bursa siyah inciri, kadar şanslı olmak isterdi sanırım tüm mikro pazar ürünleri. Bursa’da yetiştirilen ve çoğunlukla ülkemizin Marmara Bölgesi’nde bilinirliği olan bu güzel meyve şanslılığı sayesinde tüm dünyanın gözdesi oldu.

İngiltere Kraliçesi Elizabeth Alexandra Mary, 14 Mayıs 2008 tarihinde Bursa’ya yaptığı ziyaret sırasında çok yerden geçti, çok şey gördü, tattı… Fakat Bursa siyah incirinin tadını baktıktan sonra hayranlığını gizleyemedi, çok beğendi. İngiltere veliaht prensi William’ın eşi Cambridge Düşesi Kate Middilton hamileydi ve Kraliçe hamilelik döneminde sabah bulantılarının geçmesi için Bursa’nın siyah incirini önerdi. İngiliz Kraliyet ailesinin Bursa siyahı incirine ilgisi sayesinde Bursa siyah inciri bir anda İngiliz gazetelerinin manşetlerine taşındı, haberinde ilk sıralarına yerleşti, ürün markalaşma yolunda ilerledi ve tanıtımı uluslararası bir alana taşınmakla kalmadı dış satışlarda rekor kırdı. Siyah incir çok şanslıydı, milyon dolarlar harcanarak sağlanacak üne ağızdan ağıza (wom) iletişim yoluyla yani küçük bir öneriyle sahip olmuş oldu.

Bursa’nın Akçalar Köyü her yıl İncir Festivali düzenleyerek bu sağlıklı ve baldan tatlı incirin tanıtımını yapmaya devam ediyor.

Dipnot: Bu güzel incirlerin gizli bahçesini keşfetmek isterseniz Akçalar Köyü’nün az ilerisinde bulunan ve henüz el değmemiş güzelliği sahip Fadıllı Köyü’nü ziyaret edebilirsiniz. Fadıllı Köyü hem incirin gizli bahçesi hem de Ulubat Gölü’nün karşı kıyısında yer alarak muazzam bir manzara sahip. İster incirlerinizi çantanıza doldurup göl kenarında manzaranın tadını çıkarın, isterseniz dağ yoluna çıkıp manzarayı zirveden izleyin J

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir